Mesut’un Ankara Meliki olmasından az
önce II. Kılıç Aslan (1155-1192)’ın Selçuklu kuvvetleri, 1177’de bu kale
önlerinde görünerek kısa müddet kuşatmışlardı. Ancak Mycrikephalon
Meydan Savaşı mağlubu Manuel Komnenos burada kendi şerefini iade edecek
küçük bir başarı kazanabilmişti. Melik Mesut Bolu’nun doğusunda yeni
fetihlerde bulunmuş Kastamonu Bölgesini ve Safranbolu’yu kuşatarak ele
geçirmiş ve Türk göçmenlerini iskân ettirmiştir. Gerede,, Mengen,
Köroğlu Dağları ve Bolu çevresi Oğuz kabileleri birliğine dahil birçok
Türkmen gruplarının yeni vatanı olurken, Mudurnu istikametinden de
Sakarya vadisine doğru yayılışları görülmektedir
Selçuklu Devletinin yıkılmasından sonra
Umur Hanlılar bu bölgeye hakim oldular. Osmanlı ve Candar Beylikleri
arasında kalan Umur Hanlıların yerini, Göynük, Bolu ve Gerede’de küçük
beyler almışlardır ki, bunların askeri kuvvetleri 3000 - 5000 atlıyı
geçmiyordu.
Anadolu’ya oranla Bolu yöresinde Oğuz
boylarına ait yer adlarının oldukça fazla olduğu görülmektedir.
Akçakoca’da Kınık ve yer adı olarak Yörük Yatağı Tepesi buna örnektir.
Kınık adı ile 46 yerleşme bilinmektedir. Bunun 6 tanesine (0/0 13’ü)
Bolu yöresinde rastlanmaktadır.”
Bir başka kaynağa göre Akçakoca’ya
Selçuklu Türkleri gelerek yerleşmeye ve köyler kurmaya başlamışlardı.
İlk gelenlerin Koçar Bey ve onun yakınları olduğunu söylemektedir. Koçar
Beyin yerleştiği yer bugünkü Koçar köyüdür. Selçuk kollarının orman
bölgesinde kurdukları köyler şunlardır; Gökçeali, Doğancılar, Beyören,
Balatlı, Kınık, Ketmenli, Kepenç, Göktepe, Keramettin, Kapkirli ve Cuma
yeri vb
Cevdet Türkkaya’nın “Osmanlı İmparatorluğunda Oymak, Aşiret ve Cemaatlar-İstanbul, 1979” adlı eserinde:
Kerameddinler bugünkü Akçakoca’ya
yerleşmişlerdir. Denizden görünüşü beyaz olduğu için Kerameddinler
buraya Akçaşar veya Akçaşehir adını vermişlerdir. Keramettin (Kazanın
Merkezi); Akçaşehir’i, Bolu kazası (Bolu sancağı) olarak belirtilmekte,
halkının yörükan tarifesinden olduğu (s. 507) ve Keramettinin mezarının
ise, Orhan Gazi İlkokulunun 50 metre yakınında ve yolun sağında olduğu
ifadesi yer almaktadır.
Osmanlılar batıdan doğuya doğru
ilerledikçe şehir isimleri de değiştirildi. Dia/Diospolis, Akçaşehir ya
da Akkent adını aldı. Bu sahil kasabasının ilk sakinleri
Kerameddinlilerdir
Aynı şekilde Tahirli, Arabacılar,
Fadıllar, Kınık köyleri halkının da Yörük olduğu belirtilmektedir. Kınık
için aynen şu ifadeler yer almaktadır.
“Adana, Hama, Hums, Ankara, Aksaray,
Konya, Karaman, Kütahya ve Çorum sancakları, Koçhisar kazası (Kengir
sancağı), On iki Divan kazası (Bolu sancağı) Edirne kazası (Paşa
sancağı), Çorlu kazası (Vize sancağı), Tekfur dağ kazası (Çimen sancağı)
Türkmen yörükan taifesindendir. Kara koyun aşiretinden olan Kınık
cemaatı, Adana’da kışlardı. (s. 517)
Halk arasında yaygın olarak kullanılan
Manav Türkleri hakkında yaptığımız incelemede; Manavların; İçel sancağı,
Anamur kazası (İçel sancağı), Manisa kazası (Saruhan sancağı) Düşenbe
kazası (Ala iye sancağı) yörelerindeki yörükan taifesidir. Yörük deyimi;
iyi ve çabuk yürüyen, göçebe, (Anadolu’da çadırda oturana) Türkmenler,
bir yerde yerleşmeyen göçebe halkı anlamına kullanılmaktadır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder