Social Icons

Pages

16 Haziran 2013 Pazar

Cumayeri İlçe Tanıtımı 3

3 kez tıklanmış.
Cumayeri’nin yüzölçümü 10.011 hektardır. İlçe Batı Karadeniz dağlarının sahile paralel olarak uzanan şeridin hududunu teşkil etmektedir.
CUMAYERİ HARİTA
İlçe topraklarının 5.619 hektarı fındık bahçeleri, 214 hektarı tarla arazisi, 163 hektarı mera arazisi, 3.520’si ormanlık saha ve 200’üde başka arazileri teşkil eder. Buna göre %55’i meyvelik saha, %3’ü tarla arazisi, %3’ü mera, %34’ü ormanlık, %2’si diğer ve %3’ü elverişsiz arazidir.
Tarımda fındık önemli bir gelir kaynağı olup, İlçe merkez nüfusu 9300'dür.
İlçe'nin önemli ve büyük köyleri Dokuzdeğirmen, Avlayan ve Ören Köyü'dür. Dokuzdeğirmen Köyü'nde Rafting turizmi yapılmaktadır. İl ili ve İl dışından çok sayıda turist Dokuzdeğirmen Köyü'nü rafting ve doğal güzellikleri için ziyaret etmektedir.
İlçenin elektrik, su, doğalgaz ve telefon altyapısında sorun yoktur ve çalışır durumdadır. Özel sektörün yaptığı toplu konutlar ve Cumayeri halkının yaptığı yeni evlerle, depremden sonra oluşan konut sıkıntısı bitmiştir. İlçe'de çalışan memurların çoğu ilçede ikamet etmekte olup, Düzce merkezin yakın ve yolunun müsait olması sebebiyle, Düzce ili merkezinde ikamet eden kamu çalışanları da mevcuttur.
İlçe'de kira fiyatları 250-400 TL arasındadır. Düzce merkezde kira fiyatları ise 600 TL'ye kadar çıkmaktadır (2012 yılı, genelde memurların ikamet ettiği kiralık evler).
İlçeden, il merkezi Düzce'ye ulaşım son derece rahat olup, D100 yolu üzerinden toplam 20 kilometredir. Normal bir sürat ile 15-20 dakikada bu yol geçilebilir. Ayrıca ilçede bulunan özel halk otobüsleri gündüz saatlerinde 20 dakikada bir Düzce-Cumayeri arası gidiş-geliş ulaşım sağlanmaktadır. Cumayeri, Gümüşova ilçesi uzaklık da 3 km. dir. Burada ikamet eden öğretmen ve memurlar da bulunmaktadır.
CUMAYERİ İLÇE HARİTA
İlçemizin diğer il merkezlerine ulaşımı da D-100 yolu üzerinde olmasından dolayı oldukça kolaydır. Adapazarı ve Bolu il merkezlerine özel araç ile 1 saat içinde ulaşım sağlanabilir.
İlçemizde 1 tane sağlık ocağı, 4 tane eczane, 2 adet petrol istasyonu, PTT, Ziraat Bankası, bazı bankalara ait bankamatikler, büyük marketler, giyim mağazaları, 2 tane özel 1 tane devletin kurduğu toplu konutlar vb. yaşamı kolaylaştırıcı birim bulunmaktadır.
İlçemiz ile ilgili daha detaylı bilgilere internet siteleri üzerinden ulaşabilirsiziniz.

Cumayeri İlçe Tanıtımı 2

Düzce ovasının batı ucunda yer alan Cumayeri ilçesi arazinin düz ve verimli, çerçevesinde bulunan diğer yerleşim birimlerinin merkezi durumunda büyük bir pazara sahip olması gibi önemli sebeplerden dolayı ekonomik gelişmesini gerçekleştirmektedir. Ayrıca Cumayeri ve köylerinde yetiştirilmekte olan ekonomik değeri çok yüksek ihracat bitkisi fındığın ve fındığa dayalı olarak kurulan fabrikaların bu gelişmede ve bölgesel kalkınmada önemli katkısı olmuştur.
5 kez tıklanmış.
Merkez köyde eskiden yerli Türkler (Manav) oturuyorken, daha sonra bölgeye Balkanlardan 93 Muhacirli diye bilinen göçmenler gelerek Yeni Yaka Köyü’nü oluşturmuşlardır. Ayrıca bölgeye Kastamonu ve Çankırı yörelerinden göçler olmuş, son yıllarda ise bilhassa dağınık alanlarda Doğu Karadeniz bölgesinden gelen vatandaşlar yerleşmişlerdir. Ağırlıklı olarak Ordu, Giresun ve Trabzon yöresinden gelen vatandaşlardan oluşmaktadır. Bunların dışında bölgede az miktarda Kafkas kökenli vatandaşlar yaşamaktadırlar.
3 kez tıklanmış.
İlçe Batı Karadeniz bölgesinin batısında; 10.011 hektar arazi üzerinde kurulmuştur. Bu arazinin 9.717 hektarlık bölümü genel kültür arazisidir. Cumayeri düz bir ova ve Düzce ovasının bir parçasıdır. İlin en batısında yer alan bir havza olup yükseltisi deniz seviyesinden itibaren 112 m.dir.

4 kez tıklanmış.
Ova yüzeyi dördüncü zaman alüvyonları ile kaplı bir göl tabanıdır. Kuzeyden Kaplan dede ve Orhan, Güneyden Kerem Ali ve Abant Dağları ile çevrili ovanın doğu-batı uzunluğu 25-30 km. Kuzey Güney genişliği 15-16 km dir.
Cumayeri 1987 yılında Gümüşova beldesiyle birlikte birleşerek Cumaova adı altında ilçe olmuştur. Cumayeri, 1993 tarihinde Gümüşova’dan ayrılmış ve müstakil bir ilçe olmuştur. Cumayeri, Aralık 1999’da Düzce’nin il olmasıyla birlikte Düzce’ye bağlı ilçe olmuştur.

Cumayeri İlçe Tanıtımı 1

DÜZCE İLİ CUMAYERİ İLÇSİ
CUMAYERİ İLÇE TANITIM
3 kez tıklanmış.
CUMAYERİ RESİMLERİ
CUMAYERİ FOTOĞRAFLARI
CUMAYERİ TANITIM
CUMAYERİ
 DÜZCE CUMAYERİ
CUMAYERİ İLÇE TARİHİ VE COĞRAFYA
Cumayeri’ nin Tarihi ve Coğrafi Yapısı

150 yıllık bir tarihi geçmişi olan Cumayeri ilçesi, önce Çevrik Köyü adı altında Büyük Melen Çayı kenarında kurulmuş, yerleşim daha sonra bataklık ve buna bağlı sıtma hastalığı nedeniyle batı bölgelere kaymıştır. Hızla gelişen Çevrik köyü, yaklaşık 1 km kuzeyde bulunan Yeni Yaka Köyü ile birleşmesi sonucu 1968 yılında CUMAYERİ adı altında Belediye olmuştur. 5 mahalleden (Orta, Çevrik, Yenimahalle, Mehmet Akif, Yaka) meydana gelmiştir.
3 kez tıklanmış.
Cumayeri, ilk önce yakınında bulunan Gümüşova beldesi ile birleşerek 19.06.1987 ve 3392 Sayılı Kanunla CUMAOVA adı altında ilçe olmuştur. Ancak 27 Aralık 1993 gün ve 3949 sayılı Kanunla adı Cumayeri ilçesi olarak değiştirilmiş ve Gümüşova Beldesi 18 köyle birlikte ilçemizden ayrılarak müstakil ilçe olmuştur.
2 kez tıklanmış.

8 Haziran 2013 Cumartesi

Akçakoca İlçe Tanıtımı 8






COĞRAFİ KONUM

Akçakoca, Anadolu’nun kuzeyinde Batı Karadeniz bölgesinde Düzce iline bağlı ve İlin en büyük ilçe merkezidir. İlçenin kuzey sınırı; Batıda Melen Irmağının denize döküldüğü 30.59 dereceden başlar, Doğuya doğru uzayarak Karataş deresinin denize vardığı yerde 31.16 derecede biter. Doğuda Zonguldak ilinin Alaplı ve Yığılca ilçeleri, Güneyde Düzce ili, Batıda Sakarya ilinin Kocaali ilçesi ile çevrilmiştir.

1050 km2. yüzölçümüne sahip olan Akçakoca’da meskun saha 700 m2. Ormanlık saha 35 km2. dir. Halen 42 köy ve 9 mahalleden kurulu olup nüfusu 25.000 civarındadır.

FİZİKİ DURUM

Akçakoca platosu Kuzeyden Güneye, Batıdan Doğuya yükselerek dağlık sahaya geçer. Güneyde yükseklikleri Kaplan Dede (1152 m) , Haciz (960 m), Orhan Dağları deniz kıyısına paralel olarak uzanırlar.

İlçenin Doğusu tepeler ve sırtlardan oluşur. Yükseklikleri 300 metreyi geçmeyen ‘’İncirbaşı, Sivri Tepe, Çakal Ağılı, Ballıca, Aktaş, Pınarlık, Donbay Tepe’’ bunlardan bazılarıdır.

Kıyılarında yüksek ve dik falezlerin göründüğü Akçakoca’da en sığ kıyılar Melenağzı, Edilli, Töngelli, Çayağzı, Akkaya iskeleleridir.

Sahildeki kayalar Karadeniz’in heybetli dalgaları tarafından aşındırıldığından yer yer Yalıyarlar oluşmuştur. Bunların en yükseği Ceneviz Kalesi ile Değirmenağzı arasında 30 m. yükseklikteki Soyat yalıyarlarıdır.

İki çarşısı bulunan Akçakoca’nın meskun mahalleri 80 – 90 metrelik bir irtifada düzlük üzerindedir. Bölge kum, taş, marn kısmen kireçli ve kilden oluşmaktadır. Merkez hariç diğer kıyılar Kuarterner Alivyonlar ile kaplıdır. Bu kıyılardaki kumlar şistten dolayı çok inceyken, merkezdeki kumlar daha kalındır.

Akçakoca ve çevresi zemin özellikleri itibari ile tarihde ve yakın geçmişde bölgenin görmüş olduğu depremlerden ötürü bir çöküntü ve tahribat yaşamamıştır.

İKLİM

Akçakoca deniz iklimine sahipdir. Karadeniz ilçesi olmanın getirdiği özellikleri taşımaktadır. İlkbahar ve Sonbahar ‘da yağışlı, kışları rüzgarlı Ocak, Şubat aylarında da kar yağışlı günlere sahipdir. Yazları sıcak geçen Akçakoca kuzey rüzgarlarına açıkdır. Karayel, Poyraz ve Yıldız rüzgarları en önemlileridir.

Sıcaklığın mutedil oluşu, denizden karaya doğru bol nemin gelmesine sebep olmaktadır. Nem en çok %83, en az %64 dür. Bu oran kıyılarda 50 – 60 , dağlarda 40 – 50 olduğundan Akçakoca çevresi nemli bir yöre sayılmaktadır.

AKARSULAR

30 kadar dere ve dereciklerden oluşan akarsular, Güneyden Kuzeye doğru akmak da ve Karadeniz’e dökülmektedir. Melen ırmağı hariç hepsi Akçakoca sınırları içersinde doğar ve denize dökülürler. Birkaçını sayacak olursak; Megen Irmağı, Kalkın Deresi, Darı Deresi, Taşman Deresi, Akdere Deresi, Orhan Deresi gibi.

BİTKİ ÖRTÜSÜ

İklimin yağışlı ve mutedil olması bitki örtüsünün gür olmasına sebep olmuştur. Akçakoca’nın 30 km. lik kıyı şeridi; fındık tarlaları ve tabii ormanlarla bezenmiş olup; Kayın, Gürgen, Kestane, Ihlamur ve Meşe en sık rastlanan ağaç türleridir.

Deniz kıyılarında Defne, Kocayemiş, Muşmula, iç kısımlarda Orman Gülleri, Yer Gülü ve Erica ağaçları, Eğrelti otu, Çoban Püskülü ve çayır otları bulunur.

Akçakoca İlçe Tanıtımı 7

Dördüncü Haçlı Ordusunun çoğu Fransızdır. Venedik gemileri ile Venedik’ten hareket ettiler. İstanbul’a gelerek konakladılar. O sırada Bizans’ta yine post kavgaları devam ediyordu. Haçlılar bu nedenle İstanbul’a davet edilmişlerdi. Cenevizler şehrin güzelliğine dayanamadılar ve İstanbul’u zaptettiler. (MS 1204) Latin İmparatorluğunu kurdular. (1204-1261)
Dördüncü Haçlı Seferi sırasında Karadeniz kıyılarında Cenevizliler müstemlekeler kurmuşlardı. Ticaret merkezlerini elde ederek limanlardan sahile doğru yayılmışlardır. Karadeniz sahilinde bulunan Ereğli ile Amasra ve havalisi Cenevizlilerin eline geçti. Gebe kilise (Aktaş), Kızılca kilise (Nazımbey) köylerinin bulunduğu arazi ile Ceneviz kalesi ve çevresinde bağcılık ve çiftçilikle geçinen Hıristiyan halk bulunuyordu.


Selçuklular Moğol istilası karşısında yenilince (1227-1330) göçebe Türkler Moğollara karşı devamlı isyan etmeye başladılar ve beylikler kurmaya başladılar. Bolu’da Bolu Beyliği, Söğütte Osman oğulları bulunuyordu. Osman Bey, Bizans hududunda üç tane uç beylik kurdu. Kara Denize doğru olan yerlere Konuralp’i İzmit ve havalisine Akçakoca’yı İznik’e, Samsa Çavuşu uçbeyi seçti. Ancak Bitinye Bölgesinde bulunan şehirlerin alınması işi Orhan zamanında tamamlanabilmiştir. Orhan Bey tahta geçince İzmit havalisine, Konuralp’i Gerede nahiyesi, Akbaş Mahmut’u Karadeniz sahiline, Gazi Abdurramanı Yalova ve Gemlik bölgesinde görevlendirdi. Orhan Bey’in Akçakoca Bölgesine geldiği ve Göçürler köyünde Baki Çelebi’de ve Kepenç Köyünde Çavuşoğlu’nun evinde misafir kaldığı söylenir. (1323) Zaman içinde küçülen ve 17 hane kalan Göçürler Köyü bugünkü Töngelli köyü civarında idi. 1891 yılında dağılmıştır.
Akçakoca’nın Osmanlılar tarafından zaptedildiğine dair bir belgeye rastlanmamıştır. Akçakoca Beyin Akçakoca’yı zaptettiğine dair bilgi yoktur. Bazı yazarlara göre, zaten Yörük olan Akçakoca yöresi kendiliğinden Osmanlılarla birleşmiştir. Bu görüşü destekleyen bazı kanıtlardan söz edelim
1. 1337/1923 tarihli Bolu İl Salnamesi s. 550’de; “Orhan Gazinin akıncılarından Akbaş Mahmut’un Amasya’ya kadar uzanan Karadeniz kıyılarını zaptettiği” yazılıdır. Akçaşehir’in zaptedildiğinden söz edilmemektedir.
2. Cevdet Paşanın Kısas-ı Enbiyasında da “Orhan Gazi”den bahsederken Akçakoca’yı İzmit havalisine, Konuralp’i Gerede nahiyesine, Akbaş Mahmut’u Karadeniz sahiline, Abdurrahman Gaziyi Yalova ve Gemlik havalisine izam eyledi”, denilmektedir. Burada da Akça şehrin fethedildiğine dair bir ifade bulunmamaktadır.
3. Orhan Gazi’nin Prusya’yı (Üskübü) ele geçirmek üzere 40 atlı ile Akçaşehir’e geldiği, Aftunağzı (Çayağzı) köyünde konakladığı, hatta oradaki caminin Orhan Gazi’nin buyruğu ile o zaman yapıldığı, Akçaşehir’den Baki Çelebi ile Çavuşoğlu’nu alıp Üskübü’nün fethine gittiği, yararlıklarını gördüğü bu iki kişiye Üskübü’den bol miktarda toprak verilerek ödüllendirildiği bugünde halk arasında söylenmektedir. Ayrıca, Akçaşehir’in güneyindeki dağlara Orhan Dağları, Yalı Mahallesindeki akan dereye Orhan Deresi denilmektedir. Aynı derenin doğusundaki topraklara tapu kayıtlarında ise “Orhan Gazi vakfındandır.” Şeklinde kayıt bulunmaktadır.
İdari bakımdan hep Bolu’ya bağlı kalmış olan Akçakoca, 1999 yılında il olan Düzce’ye bağlanmıştır. Akçakoca idari yönden şu aşamalardan geçmiştir.
Ziyaretcilerin gece olduğunda kesinlikle ziyaret ettiği ve şehir halkının geceleri çıkıp dolaştığı Çınar caddesi adını cadde boyu bulunan ağaçlardan almaktadır. Kayın kestane ıhlamur çınar meşe ağaçlarından oluşan bitki örtüsü tatilcileri çekmektedir.

Akçakoca İlçe Tanıtımı 6

Akcakoca
Mesut’un Ankara Meliki olmasından az önce II. Kılıç Aslan (1155-1192)’ın Selçuklu kuvvetleri, 1177’de bu kale önlerinde görünerek kısa müddet kuşatmışlardı. Ancak Mycrikephalon Meydan Savaşı mağlubu Manuel Komnenos burada kendi şerefini iade edecek küçük bir başarı kazanabilmişti. Melik Mesut Bolu’nun doğusunda yeni fetihlerde bulunmuş Kastamonu Bölgesini ve Safranbolu’yu kuşatarak ele geçirmiş ve Türk göçmenlerini iskân ettirmiştir. Gerede,, Mengen, Köroğlu Dağları ve Bolu çevresi Oğuz kabileleri birliğine dahil birçok Türkmen gruplarının yeni vatanı olurken, Mudurnu istikametinden de Sakarya vadisine doğru yayılışları görülmektedir
Akcakoca.
Selçuklu Devletinin yıkılmasından sonra Umur Hanlılar bu bölgeye hakim oldular. Osmanlı ve Candar Beylikleri arasında kalan Umur Hanlıların yerini, Göynük, Bolu ve Gerede’de küçük beyler almışlardır ki, bunların askeri kuvvetleri 3000 - 5000 atlıyı geçmiyordu.
Anadolu’ya oranla Bolu yöresinde Oğuz boylarına ait yer adlarının oldukça fazla olduğu görülmektedir. Akçakoca’da Kınık ve yer adı olarak Yörük Yatağı Tepesi buna örnektir. Kınık adı ile 46 yerleşme bilinmektedir. Bunun 6 tanesine (0/0 13’ü) Bolu yöresinde rastlanmaktadır.”
Bir başka kaynağa göre Akçakoca’ya Selçuklu Türkleri gelerek yerleşmeye ve köyler kurmaya başlamışlardı. İlk gelenlerin Koçar Bey ve onun yakınları olduğunu söylemektedir. Koçar Beyin yerleştiği yer bugünkü Koçar köyüdür. Selçuk kollarının orman bölgesinde kurdukları köyler şunlardır; Gökçeali, Doğancılar, Beyören, Balatlı, Kınık, Ketmenli, Kepenç, Göktepe, Keramettin, Kapkirli ve Cuma yeri vb
Cevdet Türkkaya’nın “Osmanlı İmparatorluğunda Oymak, Aşiret ve Cemaatlar-İstanbul, 1979” adlı eserinde:
Kerameddinler bugünkü Akçakoca’ya yerleşmişlerdir. Denizden görünüşü beyaz olduğu için Kerameddinler buraya Akçaşar veya Akçaşehir adını vermişlerdir. Keramettin (Kazanın Merkezi); Akçaşehir’i, Bolu kazası (Bolu sancağı) olarak belirtilmekte, halkının yörükan tarifesinden olduğu (s. 507) ve Keramettinin mezarının ise, Orhan Gazi İlkokulunun 50 metre yakınında ve yolun sağında olduğu ifadesi yer almaktadır.
Osmanlılar batıdan doğuya doğru ilerledikçe şehir isimleri de değiştirildi. Dia/Diospolis, Akçaşehir ya da Akkent adını aldı. Bu sahil kasabasının ilk sakinleri Kerameddinlilerdir
Aynı şekilde Tahirli, Arabacılar, Fadıllar, Kınık köyleri halkının da Yörük olduğu belirtilmektedir. Kınık için aynen şu ifadeler yer almaktadır.
“Adana, Hama, Hums, Ankara, Aksaray, Konya, Karaman, Kütahya ve Çorum sancakları, Koçhisar kazası (Kengir sancağı), On iki Divan kazası (Bolu sancağı) Edirne kazası (Paşa sancağı), Çorlu kazası (Vize sancağı), Tekfur dağ kazası (Çimen sancağı) Türkmen yörükan taifesindendir. Kara koyun aşiretinden olan Kınık cemaatı, Adana’da kışlardı. (s. 517)
Halk arasında yaygın olarak kullanılan Manav Türkleri hakkında yaptığımız incelemede; Manavların; İçel sancağı, Anamur kazası (İçel sancağı), Manisa kazası (Saruhan sancağı) Düşenbe kazası (Ala iye sancağı) yörelerindeki yörükan taifesidir. Yörük deyimi; iyi ve çabuk yürüyen, göçebe, (Anadolu’da çadırda oturana) Türkmenler, bir yerde yerleşmeyen göçebe halkı anlamına kullanılmaktadır.

Akçakoca İlçe Tanıtımı 5

Akcakoca
Oğuzların, Bizansa karşı yaptıkları akınlar on birinci yüzyılda (1019) başladı 1079 yılına kadar sürdü. 1071’de Alpaslan’a yenilen Bizanslılar Anadolu’yu terk etti ve Anadolu’da Selçuklu Devleti kuruldu. Kutulmuş oğlu Süleyman Bolu ve bölgesini zaptetti. Büyük Selçuk Sultanı Melikşah ile kıymetli veziri Nizamülmülk Anadolu’yu Türkmenlere yurt olarak göstermiş; Türkmen boyları Anadolu’nun her tarafına yayılmışlardı. Anadolu’ya gelen göçmenlerin miktarı yaklaşık yerli halk kadardı. Günümüzde ilçe, bucak ve köy isimleri Türkmenlerin ulus, boy, oymak isimlerini saklamaktadır.”
Akcakoca
Prof. Dr. Mecdi Emiroğlu’nun “Bolu Yöresi Yer Adları” adlı araştırmasında şu ifadeler yer almaktadır. “11.yy. dan itibaren Anadolu’ya doğudan gelip yerleşen Türkler bu yerlere yeni adlar verirlerken bunların bir kısmını da eski şekliyle kullanmaya devam ettikleri veya dillerine uygun hale sokarak adlandırıldıkları görülmektedir. Bolu (Cloudiopolis), Mudurnu (Modrenae), Düzce (Dusea pros Olympum) vb.”
Akcakoca
Yörede özellikle öz Türkçe adlar Oğuz Türkleriyle verilmeye başlamış ve Osmanlıların yükseliş dönemine dek (1450) sürmüştür.
Enver Konukçu’nun “Köroğlu’nun Yaşadığı Asırda Bolu’nun Siyasi Durumu XVI-XIII. Yüzyıllar, Ankara 1983 s 53” adlı araştırmasında şu ifadeler yer almaktadır.
“Bolu Kuzey-Batı Anadolu’nun eski ve önemli yerleşme merkezlerinden biri idi. Bizans devrindeki Klaudiopolis’in son kısmındaki polis (şehir) den halk arasında Bolı, Boli ve Bolu diye söylenmiştir.

Akçakoca İlçe Tanıtımı 4

Akcakoca
Böylece Bitinya, Romalıların Anadolu’daki beş eyaletinden biri oldu. Roma İmparatorluğu M.S. 395 yılında ikiye ayrılınca Akçakoca bölgesi, merkezi İstanbul olan Doğu Roma İmparatorluğuna katıldı.
Akçakoca, Bizans döneminde Arap akınlarına uğradı. Halife Velid döneminde (705-714) Emevilerin ikinci halifesi ve ilk İslâm parasını basan Birinci halife Abdül Melik bin Mervan’ın (685/705 oğlu) Karadeniz Ereğlisi’ni ve Amasra ‘yı yakıp yıktı. 
Akcakoca
Mutaasım (833-842) zamanında, hassa ordusu, Türklerden kurulmuştu. Mütevekkil (847-861); Abbasilerin 10. Halifesi zamanında, Arap askerleri terhis edildi. Halife ordusu yalnız Türklerden ibaret kaldı. Bu dönemde Türkler, halife adına Abbasi Saltanatını yönetiyordu. Böylelikle Anadolu’da Türklerin eline geçmiş bulunuyordu. Bunlar Anadolu’ya fatih olarak değil, halife askeri sıfatıyla gelmişlerdi. Görünüşte halifeye bağlı, ama gerçekte bağımsız idiler. Hemen her sene gazaya çıkarlar, Anadolu’ya akın ederler, Bizansa hücum ederler bir veya birkaç şehir alırlardı.
Akcakoca
 Profesör Mükrimin Halil Yinanç derki; “Anadolu’da bunların akınına uğramayan hemen hemen hiçbir şehir yoktur.” Yaklaşık iki buçuk üç asır süren bu “Gaza ve Cihad” devri, Bizansın temeli sayılan Anadolu’daki şehirlerin yıkılmasına ve servetlerin mahvına neden oldu. Bu Türk akınları XI yüzyılda doğudan gelecek olan Türk fatihlerinin, Anadolu’da ki fetihlerini kolaylaştırmıştır. Bolu ve Düzce bölgesi de huduttaki, uç eyalet gazileri tarafından istilaya uğramıştı.

Akçakoca İlçe Tanıtımı 3

Akcakoca
Bu dönemde Akçakoca ve çevresi ormanlarla kaplı bir yerdi. Halk göçebe bir düzen içinde derme çatma kulübe ve çadırlarda yaşıyorlardı. Bu bölge, daha uygar bir düzen kuran Bitinyalılar için cazip görünüyordu. Zipitis, doğa olanaklarından yana zengin, insan emeğinden yana fakir olan bu geniş alanda kendi adına bir şehir kurdu. Dia veya Diapolis adları, Akçakoca’nın bilinen en eski adıdır. Diapolis, Zeüs’ün kenti anlamına da gelmektedir. Dia, Grekçe ve Latince’de “arasından ayırmak” ya da “iki parçaya ayırmak” anlamlarına gelmektedir. 
Akcakoca
Akça sözcüğünün ışıkla ilgisi vardır. Pisidya tarihi ile ilgili kaynaklarda ve rastlanan Pisidya haritalarında Dia veya Diapolis adları yer almaktadır. Bir başka kaynağa göre ise Akçakoca’nın ilk adı Tospolis idi. Şarl Teksiye’nin Küçük Asya adlı kitabında Akçaşehir’in adı Tospolis olarak geçmektedir.
Akcakoca
Makedonya kralı Büyük İskender, İran hükümdarı III. Dara’ya karşı Asya seferini açtığı zaman, Bitinyalılar la Heraklialılar savaş halinde idi. (Bolu Salnamesi, 1338, s.224) Bitinyaya bağlı Akçakoca ile Ereğli arası devamlı savaşların yapıldığı bir bölgedir. Bölge daha sonra Büyük İskender’in himayesine girdi. İskender’in Babilde ölmesi üzerine, bölge önce komutanlarından Antigon’un ve daha sonra da Lazirmark’ın eline geçti. Sezar, Pontos’u zaptederek Roma İmparatorluğuna kattı.

Akçakoca İlçe Tanıtımı 2

Akcakoca
Akçakoca’nın tarih öncesi çağlarına ait dönemdeki yapılan çalışmalar: mevcut bilgilerin yetersiz oluşu nedeni ile tam olarak bilinmemektedir. Hitit dönemine ait bilgilerde yetersizdir. Bu nedenle bu dönemler hep karanlıkta kalmıştır. İncelediğimiz kaynaklar, Akçakoca ve çevresi ile ilgili tarihi hep Bithynialar ile başlatılmaktadır. Tarih süreci içinde Bolu ve çevresi ve Akçakoca’da Romalıların, Bizanslıların, Selçukluların ve Osmanlıların eserlerine rastlamaktayız. Bu eserlerin bazıları günümüze kadar gelmiştir.
Akcakoca
Tarihte Trak Boğazı denilen İstanbul Boğazı’nın doğusu Anadolu Trakyası olarak bilinmektedir. Bolu, Anadolu Trakyası’nın doğusunda yer almaktadır. Bu bölgeye, yerleşen kafilelere oranla Bebrisya ve Bitinya adları verildiği gibi, Bolu çevresi ve Kuzey- Batı Anadolu’ya Bithynia denmektedir. Bolu’nun en eski adı Bitinyum idi. Daha sonraki dönemlerde Bitinyum adı Kladyopolis (Cloudiopolis) olarak değişmiştir.
Akcakoca
Genellikle Bitinya’nın deniz kıyılarında yerleşmeyi tercih eden Bebrislerin, Bitinyen’lerden olmadığı bilinmektedir. Ünlü ozan Homores’un Truva savaşlarını anlatan destanlarında Bebrislerden hiç söz etmemesi de Bebrislerin Trak kökenli olmadıklarının bir kanıtı sayılır. Önceleri Çanakkale çevresinde krallık kuran Bebrisler Karadeniz’de Akçakoca ve Karadeniz Ereğlisi çevresinde yerleşmişlerdir. Bebris’ler bir Frik boyudur.
Bitinya krallığının kurucusu Bias’tır. Bias’ın ölümü üzerine Zipitis, Bitinya’nın ikinci kralı oldu. Bu dönemde Karadeniz Ereğli’sinin adı Heraklia’dır. Heraklia, krallıkla yönetiliyordu. Bitinyalılara karşı düşmanca davranıyorlardı. Zipitis M.Ö. 298-297 yıllarında Heraklia üzerine yürüdü ve Heraklia’yı zaptetti.

Akçakoca İlçe Tanıtımı 1

DÜZCE İLİ AKÇAKOCA İLÇESİ

Akcakoca
AKÇAKOCA İLÇE TANITIM  
Akçakoca Batı Karadeniz bölgesinde Düzce iline bağlı ilçedir .
Akçakoca Karadeniz kıyı şeridinde 35 km uzunluğunda geniş ve güzel bir kumsala sahiptir. Akçakoca özellikle 1950'den sonra güzelliğiyle turistik bir yer haline gelmeye başlamıştır. Bunda özellikle Ankara ve 
Akcakoca
AKÇAKOCA RESİMLERİ,AKÇAKOCA FOTOĞRAFLARI,AKÇAKOCA TANITIM,AKÇAKOCA KİM
,AKÇAKOCA TARİH,AKÇAKOCA,DÜZCE AKÇAKOCA

İstanbul gibi büyük şehirlere 3 saatlik bir uzakta olmasına bağlıdır. Ankara ve İstanbul'dan sonra Zonguldak ve Bursa'dan oldukça turist çekmektedir. Akçakoca denizi ve kumsalından başka bitki örtüsü bakımından bakir güzelliğiyle de turistleri çekmektedir.
AKÇAKOCA İLÇE TARİH

Akçakoca’nın 1934 yılından önceki adı AKÇAŞEHİR’ idi. Bu nedenle tarihi kaynaklarda Akçakoca adı yerine Akçaşar, Akçaşehir adı geçmektedir. Türklerin bu bölgeye yerleşmesinden çok önceki dönemlerde de bu kasaba Bolu’nun bir iskelesi olarak vardı. Kara ulaştırmasının çok güç şartlarda yapıldığı bir dönemde deniz ulaştırması büyük önem taşıyordu ve ulaştırma deniz yoluyla gerçekleştiriliyordu. Bu nedenle de o dönemlerden yakın dönemlere kadar Akçakocalıların en büyük geçim kaynağı deniz ulaştırmacılığı idi.

Düzce İli Tanıtım Videoları

Düzce İli Tanıtım Videoları

Düzce Spor Kulübü

DÜZCESPOR
DÜZCESPOR LOGO
DÜZCESPOR TAKIM

Düzcespor, 1967 yılında Düzcespor ve Düzce Gençlikspor amatör takımlarının birleşmesiyle kurulan Türk spor kulübü.
Yıllar boyu Türkiye İkinci Futbol Liginde mücadelesini sürdürmüş, 1999 Düzce depremi sonrasında liglerden çekilmesinin ardından bu lige dönememiştir. Kulübün onursal başkanı Aziz Yıldırım'dır; fakat bugüne değin bu durum kâğıt üzerinde kalmıştır. Basketbolda ise Düzce Gençlik; Türkiye İkinci Basketbol Liginde başarılı sezonlar geçirmiştir. Öte yandan her iki takımda 2009-10 sezonunda oynadıkları liglerde başarısız olup alt liglere düşmüşlerdir. Düzcespor futbol takımı amatör ligde varlığını devam ettirme çabası içerisindedir.
1967-68 futbol sezonunda Türkiye şampiyonu olarak profesyonel kulüp olma hüviyeti kazandı. İlk kulüp başkanı Atıf Bilginen'dir. Profesyonel ligdeki ilk yılında şampiyon olarak ikinci milli ligine çıkan Düzcespor, 1969-70 sezonunda 3. Lige düşmüş, 1976-77 sezonunda 2.Lige çıkmış, 1988-89 sezonunda 3. Lige düşmüş, 1993-94 sezonunda tekrar 2. Lige çıkmış, 1997-98 sezonunda bir kez daha 3. Lige düşmüştür. 2002-03 sezonunda amatör lige düşmüş 2008-09 sezonunda tekrar 3.Ligde mücadele etmiştir. 2009-10 sezonu sonunda tekrar amatör lige düşmüştür.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Sayfamızı Beğenmenizle
Mutluluk Duyarız